Akdeniz diyeti, koruyucu etkisi yüksek besin öğelerini içeren ve hastalıkların önlenmesinde rol oynayan bir beslenme modeli olarak tanımlanmaktadır. Bu model; tam tahıllar, koyu yeşil yapraklı sebzeler, meyveler, baklagiller, sert kabuklu yemişler, aromatik otlar, baharatlar ve özellikle sızma zeytinyağı açısından zengindir. Balık ve kümes hayvanları gibi yağsız protein kaynakları kontrollü miktarlarda tüketilirken,alkol alımı sınırlı düzeyde önerilmektedir. Buna karşılık kırmızı et ve şekerli besinlerin tüketimi en düşük düzeyde tutulmaktadır. Hayvansal gıdaların görece daha az yer aldığı bu beslenme modeli, düşük karbon ve su ayak izi ile çevresel sürdürülebilirlik açısından avantaj sağlamakta; aynı zamanda ekonomik yönden de olumlu çıktılar sunarak çevre dostu bir yaklaşım ortaya koymaktadır. Tüm bu sağlığı koruyan ve geliştiren özellikleri nedeni ile Akdeniz tipi beslenme 2010 yılında UNESCO’nun İnsanlığın Somut Olmayan Kültürel Mirası listesine alınmıştır.
41
Özellikle kalp hastalıklarından korunmada ve önlenmesinde küçük yaşlardan itibaren sağlıklı beslenme alışkanlıklarının kazandırılması, beslenme politikalarının belirlenmesi, temel yaklaşımlardan biridir. Kardiyovasküler hastalıklar dünyada ölümlerin temel nedenidir ve tüm ölümlerin yaklaşık üçte birinden sorumludur. Kardiyovasküler hastalıklarda ileri yaş değiştirilemez etmen iken kötü beslenme, sigara ve uygunsuz alkol kullanımı, hareketsizlik gibi davranışsal ya da bunlara eşlik eden şişmanlık, insülin direnci ya da şeker hastalığı, hiperlipidemi, dislipidemi, hipertansiyon değiştirebilir risk etmenleridir.
Akdeniz Diyeti ve Kardiyovasküler Sağlık

