logo

“İnsülin pompa tedavisi, doğru hastada ve doğru şekilde kullanıldığında kan şekeri kontrolünü güçlendiren önemli tedavi seçeneklerinden biridir. Ancak bu teknolojiden en yüksek yararın sağlanabilmesi, pompa sistemlerinin doğru tanınması ve etkin kullanılmasına bağlıdır. İşte insülin pompa tedavisine dair bilinmesi gerekenler…”

İnsülinin 1921 yılında keşfedilmesinden sonra geliştirilen insülin preparatları ve uygulama yöntemleri, diyabet tedavisinde önemli ilerlemeler sağlamıştır. İnsülinin daha etkili ve fizyolojik şekilde uygulanabilmesi amacıyla önce insülin kalemleri, ardından insülin pompaları geliştirilmiştir. Özellikle çoklu insülin tedavisine ihtiyaç duyan tip 1 diyabetli bireylerde pompa tedavisi, tedaviye uyumu ve kan şekeri kontrolünü önemli ölçüde artırmıştır. İlk kez 1976 yılında ‘otomatik şırınga’ olarak geliştirilen insülin pompalarının temel amacı, pankreasın doğal insülin salınımını mümkün olduğunca taklit ederek insülini gün boyunca kontrollü biçimde cilt altına iletmektir.

 İnsülin Pompası Nasıl Çalışır? 
Bir insülin pompası temel olarak pompa ünitesi, infüzyon seti, sensör ve vericiden oluşur. Cihazın teknik özelliklerine göre bu bileşenler farklılık gösterebilir. Klasik pompalarda pompa ile cilt altındaki kanül arasında silikon bir kateter bulunurken, yama tipi pompalarda insülin doğrudan cilt üzerine yerleştirilen sistem aracılığıyla uygulanır. İnfüzyon setleri genellikle karın, üst kol, bacak veya daha nadiren bel bölgesine yerleştirilir. Pompanın ekranında bazal ve bolus insülin ayarları görüntülenebilir. Yeni nesil cihazlarda ise bu bilgiler Bluetooth aracılığıyla akıllı telefonlar ve diğer mobil cihazlara aktarılabilmektedir.